Yıllardır çözülemeyen kaçak yapı ve ruhsatsız bina sorunlarına karşı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yepyeni bir çözüm planını devreye alıyor. Kamuoyunda uzun süredir beklenen geniş çaplı bir genel imar affı yerine bu kez çok daha güvenli ve teknik kriterlere dayanan şartlı yasallaşma formülü hayata geçiriliyor. Yapı kayıt belgesi olup mülkiyet sorunları nedeniyle tapusunu alamayan binlerce aile için umut ışığı olan bu dev adım sayesinde hem binalar kayıt altına alınacak hem de vatandaşın barınma güvencesi yasal bir zemine oturtulacak.

2 Aşamalı Güvenlik Testinden Geçen Binalara Onay Çıkıyor

Bakanlık yetkilileri tarafından tasarlanan yeni sistem her binayı doğrudan yasal kapsama dahil etmiyor. Sürecin en kritik noktasını binaların deprem dayanıklılığı ve mühendislik standartları oluşturuyor.

Şartlı yasallaşma sürecinden faydalanmak isteyen mülk sahiplerinin sağlaması gereken temel kriterler şu şekilde belirlendi:

  • Yapının mutlaka riskli olmayan güvenli bir zemin üzerinde inşa edilmiş olması şartı aranıyor.

  • Binaların detaylı statik raporları ve zemin emniyet analizleri uzman mühendisler tarafından onaylanmak zorunda.

  • Tüm bu teknik yeterlilikleri sağlayan ve yapı kayıt belgesini ibraz eden vatandaşların mülkiyet sorunları kentsel dönüşüm stratejisine uygun olarak kalıcı şekilde çözüme kavuşturuluyor.

7 Gün 24 Saat e Devlet Üzerinden Başvuru İmkanı Geliyor

Mülkiyet barışı kapsamında değerlendirilecek binalar için başvuru süreçleri de oldukça erişilebilir bir formata dönüştürüldü. Vatandaşlar mesai saatlerine bağlı kalmadan doğrudan e Devlet sistemi üzerinden dijital olarak başvuru yapabilecekleri gibi dileyenler ilgili müdürlüklere şahsen giderek de işlemlerini başlatabilecek.

Sürecin mali boyutu ise yapının bulunduğu arsanın güncel değerine göre özel olarak hesaplanacak. Bakanlık ekonomik olarak vatandaşları zorlamamak adına mülk sahiplerine geniş taksit seçenekleri ve ödeme kolaylıkları sunmaya hazırlanıyor. Hayata geçirilen bu stratejik düzenleme sadece tapu bekleyen vatandaşları rahatlatmakla kalmayıp aynı zamanda yerel yönetimlerin omuzlarındaki idari ve vergisel yükleri de ciddi oranda hafifletecek.